'Ergenekon' yalanı ortaya çıktı

Erzurum'daki Ergenekon davasında yeni skandal... O CD'nin kurgu olduğu belirlendi 

Erzurum’da, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın Erzincan’da uygulamaya konulduğu iddiası doğrultusunda açılan davanın dosyasına giren ve BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun gizli tanık olduğu için öldürüldüğü iddiasının ortaya atıldığı kaydın bulunduğu CD’nin kurgu olduğu ortaya çıktı

Konuşmaları yapan isimlerin kayda alındıklarını bildikleri belirlendi. 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk ve Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’le ilgili iddiaların yer aldığı CD’nin kurgu olduğu, Erzurum BaşsavcıVekili Taner Aksakal tarafından açıklandı.

Milliyet Gazetesi'nden Gökçer Tahincioğlu'nun haberine göre; dava dosyasında yer alan CD’de gizli tanık Erzincan, cemaatin üst düzey sorumlusu olduğu anlaşılan bir kişi ve dava dosyasında müşteki (şikâyetçi) olarak ismi geçen, cemaate ait bir kolejin müdürlüğünü yapan Ahmet Demir’in konuşmaları yer alıyor.

Konuşmaların, ortam dinlemesi yoluyla kayda alındığı belirtiliyor. Mahkeme kararıyla yapıldığı belirtilen kayıtta, tanık Erzincan, cemaat evlerine silah yerleştirmesi için kendisini zorlayan MİT görevlilerinin, bir helikopter kazasında ölen BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun “gizli tanık” olduğu için öldürüldüğünü söylediklerini iddia ediyor.

Konuşmalarda Cihaner’den, henüz hakkında dava açılmamış olmasına rağmen “yargılanan savcı” olarak bahsediliyor ve çeşitli suçlamalarda bulunuyordu. Kayıtta, gizli tanık Erzincan, 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk ile görüştüğünü iddia ediyor. Emniyetin içinde Ergenekoncular olduğunu öne süren Erzincan, cemaat evlerinde kalan asker ve polislere komplo hazırlaması için kendisine 800 bin TL’lik çek verildiğini öne sürüyor.

Davanın 10 Mayıs’ta yapılan duruşmasında özel yetkili Başsavcı Vekili Taner Aksakal, CD için şöyle konuştu: “Kişinin (Ahmet Demir) tanık Erzincan’ın itirafları üzerine kendi imkânlarıyla yaptığı bir kayıt. Kişi, tanık Erzincan’ın bilgisi dahilinde, yani konuştukları delil olsun diye, sormuş, tanık Erzincan cevaplamış. Bu şekilde üç CD var. Yani gizli kaydedilmesi söz konusu değil. Ne kadar delil olur tartışılır tabii.”

TUTANAKLARA YANSIDI

Sadece ajans muhabirlerinin izlediği duruşmada CD ile ilgili olarak konuşan Başsavcı Vekili Aksakal’ın sözleri tutanaklara da yansıdı. Gizli tanık Erzincan’la bu görüşmeyi yapan Ahmet Demir, Cihaner’in Yargıtay’da yargılandığı davanın Erzurum’daki davayla birleştirilmesine karşı çıkmış, reddihâkim talebinde bulunup, talebin reddine yönelik karara itiraz ederek dosyanın Yargıtay’daki duruşma öncesinde Diyarbakır’a gönderilmesini sağlamıştı.

Mustafa Balbay/Cumhuriyet

Özel Yargılama' Genelleşirse...

İktidarın CHP kurultayına yönelik telaşlı saptamalarından biri şuydu:

“VTR'sinde Ergenekon'un olduğu kurultay!”

İktidar ve yandaşlarının önümüzdeki dönem yaşanacak seçim sürecinde kullanacakları “malzemelerden” biri bu görünüyor.


O zaman yavru vatana yeniden dönelim.


Geçtiğimiz haftalarda Kıbrıs seçimlerinde Ergenekon kullanımına değinmiştik, kısaca anımsatalım.

2009 yılında KKTC'de yapılan genel seçimler öncesinde Denktaş ve Eroğlu “Ergenekoncu” ilan edildi. Tıpkı Türkiye'de olduğu gibi naylon raporlar ortaya atıldı, nerede üretildiği belirsiz belgeler servis edildi.

Eroğlu'nun partisinin adı da Ergenekon senaryosuna uygundu:

Ulusal Birlik Partisi!

Sonuç?

Eroğlu tek başına iktidara geldi.

Aradan bir yıl geçti. Nisan 2010'da Cumhurbaşkanlığı seçiminde yine aynı senaryo:

Eroğlu gelirse Ergenekoncuların dediği olur!

Sonuç?

Eroğlu ilk turda yüzde 50'nin üzerinde oy aldı. Bu sonucu şöyle yorumlamıştık:

Bazen büyükler küçüklere değil, küçükler büyüklere ders verir...

***

Neredeyse arasına kopya kağıdı konmuş gibi benzer durum CHP için seyrediyor.

Deniz Baykal, Ergenekon olayının önünü-sonunu ta başından gördü. Ona göre tavrını aldı. Kafa karıştıran bulanık haberlerde bile, durumu net olarak görmeden kesin yorum yapmadı.

Zaman Baykal'ı doğruladı.

Varlığını tümüyle AKP'ye adamış olanlarla, “İktidardaki AKP”ye bağlanmış olanlar, Kılıçdaroğlu için de aynı şablonu uyguladılar.

“Ergenekon'a nasıl bakacak, önce onu görelim.”

Kılıçdaroğlu kurultay konuşmasında CHP'nin bakışının özünün değişmediğini gösterdi; çözüm önerisini de ekledi:

“Özel yetkili mahkemeleri kaldıracağız.”

Aynı yapı, Kılıçdaroğlu'nun Ergenekon notunu kırdıktan sonra, “bir de çevresini görelim” dedi.

Yeni üst yönetim de 29 Mayıs Cumartesi günü belli oldu. Bu tablo da “Akdaş” medyayı memnun etmedi. Artık hukuku bir tarafa bıraktılar. Yaftayı yapıştır, suçlu ilan et, yeter. Yargılama, hukuk, insan hakları, vicdan arkadan gelsin.

50 yıl önce olup bitenlerin önünü arkasını kesip “hukuksuzluk” narası atanlar, bugünkü hukuksuzlukları “demokrasinin gelişimi” diye ilan edecek kadar sahteleşebiliyorlar.

“Akdaş medya”nın tuttuğu bu yol, iktidarın gözünü öylesine kör etmiş ki, bazı yayın organlarının “AKP”ye karşı seçenek oluşuyor “yorumlarını” bile içlerine sindiremediler.

Başbakan şu yorumu yaptı:

“Manşetle gelen, manşetle gider.”

Doğru bir saptama... Bir partinin iktidara gelmesi de manşetlik haberdir, gitmesi de...

***

Kılıçdaroğlu'nun malum davaların görüldüğü özel yetkili mahkemelerin (ÖYM) kaldırılması çözümü ayrıca üzerinde durmaya değer.

Çünkü sorunun özünü bu oluşturuyor.

Özellikle 70-80'li yıllarda çok tartışılan Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nden (DGM) daha hukuksuzluğa uygun bir durum söz konusu.

Hem bizim anayasamızda hem iç hukukumuzun parçası olan evrensel düzenlemelerde “özel” yargılama kabul edilemez.

Ergenekon'da ise özelin de özeli, adeta öz-özel bir yargılama yaşanıyor.

Kılıçdaroğlu'nun yaklaşımının başta hukuk çevreleri olmak üzere toplumun tüm duyarlı kesimlerinin ortak kaygısı olmasını diliyoruz.

Aksi halde “özel yargılama” genelleşecek. AKP'nin işine gelmeyen herkes, her olay Ergenekon'a bağlanacak.

O zaman ne olur?

Bize öyle geliyor ki, Spartaküs filminin sonu gibi olur...

10 Haziran 2010

Kommentar schreiben

Kommentare: 0
Bookmark and Share

Sanal Kütüphane

Anitkabir Sanal Gezisi

Haftanin siiri

Göründü memleketin iç yüzü,çöktüyse temel.
Simdilik harice karsi yüzümüz olsa dahi
Yüzümüz yok bakacak kabrine ecdâdimizin.
Tükürür zannederim çehremize, vatanin tarihi.

 

Neyzen Tevfik

1943